Beşiktaşlı Taraftar Adedi

Guti Ersan Hasta Ziyareti

Zaman zaman Beşiktaş taraftar adedinin giderek azalacağı gündeme gelir, “kaç senedir şampiyon olamıyoruz, yeni nesil neden Beşiktaşlı olsun?”, “kadroda takım tutmayan çocukları Beşiktaşlı yapacak yıldız yok” minvalinde argümanlar havada uçuşur. Bunları duydukça da benim tüylerim korkudan diken diken olur. Bu şekilde Beşiktaşlı olması istenen yeni nesillerin yarın öbür gün tribünde hakim konuma geldiğini hayal ederim ve içimi bir anda bir endişe kaplar. Ama sonra bir anda hayal etmeyi bırakır ve ülkenin gerçeklerini düşünürüm. Galatasaray ve altyapıdan çıktığı halde haklı olarak artık bu ülkeden acilen kaçmak zorunda kalan Arda gibi somut bir örnek ortadayken başka bir şey söylemeye gerek bile kalmaz. Yeni neslin Galatasaraylı olmasını 4 sene üst üste şampiyon olmaya ve UEFA Kupası kaldırmaya bağlarsanız başarı olmadığı anda kendi kendini yakıp yıkan bir camia haline gelmeniz kaçınılmaz hale gelir ve şu anda yaşananlar da bundan ibarettir.

Guti Ersan Hastane Ziyaretinde

İşte bu nedenle bu resimler benim için çok kıymetlidir. İlgiye muhtaç bir çocukla ilgiye en muhtaç anında bu şekilde ilgilenirseniz o sizin şampiyonluk adedinizi veya kadronuzdaki adamın piyasa değerini ya da geçmiş kariyerini hatırlamaz, kötü gününde yanında olduğunuzu hatırlar ve o da muhtemelen kötü günde takımın yanında olan bir taraftar haline gelir. O yüzden bu yapılanlar sportif başarı haberlerinin arasında kaynayıp gitse de o başarılardan çok daha kıymetli. Emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım.

Bununla bağlantılı olarak şunu da söylemeden geçmemek lazım. Quaresma tamam çok yetenekli futbolcu, sahada onu izlemek keyif, ama bugüne kadar bana en çok keyif veren hareketleri hep saha dışında oldu. Dün o engelli arkadaşa formasını verdiğinde elemanın suratında oluşan mutluluk her şeye bedeldi. Fenerliler ve dün bir örneğini gördüğümüz Fenerli çakmalarının çok rağbet gösterdiği bir örnek üzerinden bitireyim, dün o sahneyi gördükten sonra sahada 8 yemiş olsak umrumda olmazdı. Ben bu yüzden Beşiktaşlıyım, siz sahayı kazarak maç kazanmaya sevindiğiniz için Fenerlisiniz!

Son sözü de güzide medyamıza ayırmak lazım, bu ülkeden kaçırmak için seferberlik ilan ettiğiniz bir başka değer Guti bar çıkışı yakalansa spor programlarından magazin programlarına kadar her yerde flaş haber olur, ancak bakalım bu ziyarete haber değeri verecek kaç program çıkacak? Topunuzun köküne kibrit suyu!

Bana Yeniden

Belki kendisini yeteri kadar izlemedigimden, superstar futbolcular fazla ilgimi çekmediginden, kariyerinin son yillarinda Beşiktaş’a gelişi fazla heyecanlandırmamıştı beni ilk zamanlarda. Sonuçta Guti’leri Real Madrid’te de izliyorduk, bize kendi Guti’lerimiz lazimdı bana göre. Kendi Bobo’larimiz, kendi Necip’lerimiz, kendi Sivok’larimiz beni de asıl heyecanlandıranlardı. Kendini ne kadar buraya ait hissederdi, ne kadar elini taşın altına koyardı, nasil bi motivasyonu vardi hepsi soru işaretiydi benim için.

Ama bu adam bir başka süzülmeye başladı İnönü semalarinda. Canını dişine takarak sahada kaldığı süre içinde ordan oraya koşuşturmasi, bütün oyunu yönetmek için çabalamasi, bize lütuf ederek degil bizden biri gibi oynaması, hele o golünü atınca formasini opmesiyle kalbimizi çalması uzun sürmedi.

Şimdi onun sahada oldugu her dakika Beşiktaş tarihi için bir başka güzel yazılıyor. Artık onun direktifleriyle, saha içindeki liderlik vasiflariyla defans oyuncularimiz Toraman abilerine uyup topu fezaya dikerek oyuna sokmuyorlar, artık sahada bizim gördügümüzü bile atamayanlar degil, bizim tepeden göremedigimizi bile görüp yapan bir adam var.

Hem de bu adam bizden biri, içim rahat bi şekilde Beşiktaş’li Guti diyebildigim biri. O buraya ait hissediyor, elini belki de en çok o taşin altina koyuyor ve o Tanrının kendine bahşettigi yeteneklerini sahaya bir bir dökerken izleyenleri mest etmeyi de ihmal etmiyor.  Belki daha da önemlisi direk takımını ileri taşiyor. Ocak ayi itibariyle 10 gol 11 asistlik performansi kendisine aptal kutusundan sallayanlara gayet güzel bir cevap. Onun yaşinda 2.lig’de zor oynarken maçin 15.dakkasi yüzü pancar gibi olan arkadaşlar onun profesyonelligini gordükçe neler hissediyorlar heralde tarifi zordur.

Bucaspor maçinda 2.golünü attigi an kendimden geçmiş bi şekilde “gol beeea gooool” diye bagrinirken buldum kendimi, uzuuuuuuuun zamandir gönül verdigim takimimin herhangi bir golüne bu kadar heyecanlandigimi hatirlamiyorum.

Mazhar Alanson’un “bana yeniden şarkilar soyleten kadın” dizelerine benzer bi şekilde sen de benim için “bana yeniden gol be dedirten adam”sin Guti. Gutim

P.S: Şimdi yaninda kendisi gibi hem teknigi, hem mental ozellikleri çok üst seviyede Simao gibi bir adam daha var, ikisinin bu takimi ne kadar yukari taşiyacagini izlemek için sabırsızlanıyorum.