Evlilik zor iş …
Plan program çok önemli eğer evliysen. Hele yoğun bir çalışma hayatın varsa 2 hafta sonrasının programını şimdiden yapıyor olman gerekir. Hatta belki de sen bunu okurken yapılmıştır bile. Normal sezon içerisinde bu meşhur “planlama” problemi ile oldukça sık karşılaşır bu tarz bir yoğunluk içerisinde olan evli arkadaşlar. Kendini o hafta sonu oynanacak maça göre planlamışken bir bakmışsın ki o saatte biri ev almıştır o ziyarete gidilecektir. Bu ziyaret için ev hediyesi almak gerekmektedir. Biri Türkiye nüfusuna çok lazımmış gibi katkıda bulunmuştur o ziyaret edilecektir. O yetmezmiş gibi bir de altın alınması gerekmektedir bu ziyareti gerçekleştirmek için. Hayır bir de bunlar karşılıklı ziyaretler. Sen çocuğa altını takarsın 1 sene sonra senin çocuğun olur aynı altını getirir senin çocuğuna takar. Ne gerek var halbuki !
Ya da o gün sizin çok önemli bir gününüzdür ama sen hafta boyunca maçı düşündüğün için unutmuşsundur o günü. Hatırlatılmaz da hafta boyunca inadına; o gün gelip çattığında “Bugün neydi ?”. Beyler, bu sorunun cevabı yoktur. Sakın cevap vermeyin. Verirseniz hata edersiniz. Çok komik olduğunuza güvenip “Ben bunun altından kalkarım” diye düşünmeyin, çünkü komik değilsiniz. Hiç bir zaman da olmadınız o soruya cevap verirken.

Bütün bunlar normal sezon içerisinde olan aksaklıklar. Biz camia olarak buna alıştık ve hep beraber altından kalkmayı biliyoruz. Ama her ne kadar büyük bir camia da olsak, – evli erkeklerden bahsediyorum bu arada camia derken – hala hatalar yapmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Ama bunda hatayı tamamen üstümüze almamalıyız. Bak anlatayım dinle;
Lige 1 ay ara verilmiş. Bu 1 ay meselesine aşağıda değineceğim. 1 aydır da sen bu takıma açsın değil mi ? açsın. Biliyorsun ki bu cuma maç var. Evet biliyorsun. Ve hala utanmadan, o hafta sonuna 10+ kişilik bir organizasyon düzenlenirken sesini çıkartmıyorsun. Zannediyorsun ki, ya ben futbol açıyım, bu adamlar düşünmüşlerdir herhalde benim fikstürümü ona göre plan program yapmışlardır. Öyle değil işte. Kimsenin umrunda değil senin açlığın. İşin kötüsü bu organizasyonlara evet ya da hayır derken 2 kişilik diyorsun. Hayır dersen “Aman kocasının maçı mı ne varmış ondan gelememişler” şeklinde ertesi gün gazete manşetlerine düşersin ofis ortamlarında. Ve, “bayramlık kıyafetler alınmış ama bayramda kızamık olmuş ve evden çıkamayan çocuk” benzetmesi hiç de yabancı durmaz ortaya çıkan bu tablo için.
Bakın yanlış anlaşılmasın futbol sevgime sınırsız anlayış gösterilen bir evlilik yaşıyorum. Ama transferler gibi planlamayı yanlış yaparsan bitersin. Sınırsız anlayış gösteriliyor diye çok boşlamamalısın fikstürü. Takip etmelisin. Malesef hangi haftada hangi gün oynayacağımız genelde o hafta ya da bir önceki hafta belli oluyor dolayısıyla çıktısını pvc ile kaplatıp cüzdanıma koyamıyorum.
Velhasıl kelam, kendi hatalarım sonrasında hafta sonu büyük ihtimal maça gidemeyeceğim, izleyebilirsem ne ala. Camiayı üzdüm biliyorum. Ama camiamız bunun da altından kalkmasını bilecektir.
Burada avrupanın hiç bir yerinde verilmeyen 1 aylık arayı bizim lige uygun gören “Özerk” federasyonumuza ise ne demek gerekir bilmiyorum. Onlar bizim camiadan değiller. Onların yüzünden oluyor bütün bunlar. 1 ay futbol izlememek ne demek onlar futbolu, futbol olarak izlemedikleri için bilmiyorlar. Sonra millet de kafayı yiyor işte stad açılışıydı, kapanışıydı diye.
Neyse, evlilik zor … ama güzel bakma ;
Maç izlerken ;
- Biz bobo’yu seviyor muyuz ?
- Evet !
- Peki Nobre’yi seviyor muyuz ?
- Hayır !
- Evet ya sevmiyoruz Nobre’yi, hep unutuyorum ya.
Bu diyalog bile camiamızın ne kadar büyük olduğunun kanıtıdır beyler. Evlilik güzel, yanlış olmasın. Bu hafta da siz benim formamda ter olun camia olarak sahip çıkalım birbirimize.
Sen benim bu hafta sonu efkarım, gözümdeki yaşım …











