’Mustafa Pektemek gol demek gol demek.’’ Eğer Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nda bir Gençlerbirliği maçı izliyorsanız, ya da en azından ekran başından maça eşlik ediyorsanız, geçtiğimiz iki senede Alkaralar’ın bu tezahuratını duymamanız mümkün değil. Sakaryaspor alt yapısında yetişen, 2008-09 sezonunda Gençlerbirliği’ne transfer olup attığı goller ve büyük potansiyeli ile bir anda tribünlerin sevgilisi haline gelen genç golcüyü çok güzel özetleyen bir ikileme aslında gol demek gol demek.
Mustafa Pektemek aslında Beşiktaş taraftarının evladı olarak gördüğü ve bu sene ayrılışı ile birlikte yüreğinin burkulduğu Bobo’nun yerli bir benzeri. Beşiktaş belki Bobo’yu Türk vatandaşı yapamadı ama Türk vatandaşı golcüler arasından Bobo’ya en benzer ismi renklerine bağlamayı başardı. Geçtiğimiz iki sezonda yabancı futbolcuların kadroda yarattığı şişkinlikten ve kaliteli yerli oyuncu azlığından çok çeken Beşiktaş için, bu senenin transfer hamleleri arasında çok akılcı bir adım Pektemek. Hem forvet oynayabilen, hem de ihtiyaç halinde forveti destekleyebilen özelliklere sahip genç golcünün en dikkat çekici özelliği gol sezgisi ve yumaşak bilekleri.
Az önce kurduğum Bobo benzerliğinin en temel noktası, Pektemek’in de Bobo gibi bir forvette bulunması gereken her özellikten biraz bulunduruyor olması. Ancak bana kalırsa Bobo’ya olan üstünlüğü gol vuruşlarının daha etkili olmasından ve de gelişmeye daha iştahlı bir oyuncu olmasından kaynaklanıyor. Aynı zamanda forvet arkasında asist gücü de artı özelliklerinden biri. Sakaryaspor’dan Gençlerbirliğine geçiş süresince kat ettiği yol, Beşiktaş’ta bu özelliklerinin üstüne gittiği takdirde heyecan verici bir forvet oyuncusuna dönüşme ihtimalini ortaya çıkarıyor.
Beşiktaş’ın uzun yıllardır Türk forvet sıkıntısı yaşadığı aşikar. Ahmet Dursun ve İlhan Mansız sonrası sürekli yabancı forvetlere mecbur kalan Beşiktaş bir türlü istediği santraforu bulamadığı gibi Nobre’den yerli forvet kotarma çabaları da bir çok taraftarı sinir hastası etmeye yetti. Mustafa Pektemek yerli golcü piyasasında yapılabilecek en iyi iki transferden biriydi. Diğer ismin Cenk Tosun olduğunu söylemeye gerek yok. Sercan Yıldırım ve diğer Türk forvet oyuncuları bence şu an büyük takım seviyesinde değiller. Ancak Mustafa hem büyük takım ağırlığını kaldıracak karakterde bir adam hem de hep vurguladığım üzere kafasını tamamıyla futbola yöneltmiş iyi bir kumaş, iyi bir profesyonel.
Gelecek senenin Beşiktaş’ında Tayfur Havutçu’nun nasıl bir hücum yapısı tasarladığını tam olarak kestiremiyorum, bu nedenle Mustafa Pektemek hücumun ana parçalarından biri mi olacak yoksa forvet rotasyonunun içinde mi yer alacak net bir ifade kullanmak şu an için güç. Çift forvet düşüncesi olacaksa, Pektemek mutlaka o iki forvetten biri olacaktır onu söyleyebilirim. Eğer tek forvet oynayan bir Beşiktaş izleyeceksek muhtemelen Almeida’nın yedeği olacaktır ama Almedia’nın arkasında hücumu destekleyen bir rolü de kotarabilecek bir oyuncu Pektemek. Gelecek senenin sistemi içinde zamanla kendi rolünü geliştirip, oturtabilecek bir oyun karakteri var genç yıldızın. Şu an için kafalardaki iki soru işaretinden biri İstanbul’a ve büyük takıma alışma süreci diğeri ise geçen sene çarpraz bağlarındaki yırtık nedeniyle altı ay sahalardan uzak kalmış olması. Gerçi sakatlık dönüşü eski performansına kısa sürede kavuştuğunu gördük ama yine de fazlası ile çalışmaya ve her oyuncunun olduğu kadar da şansa ihtiyacı olacak Pektemek’in. Yolu açık olsun, vurduğu da gol.













