Birkaç yıl önce, 2004-05 sezonunda final oynayan, sonraki yıl da Murat Didin’le yarı finalde Efes’e elenen ama sezon içerisinde hem Efes-Ülker’e karşı 4/4 yaptığı ve yarı final serisinin üçüncü maçında sakatlanan o yılın MVP’si Kerem Tunçeri’nin son maçta oynayamadığı düşünülürse belki öncekinden daha da başarılı bir sezon geçiren basketbol takımı bir sonraki yıl yine dalga geçer gibi baştan kurulunca ve bu kez iddiasız bir kadro oluşturulunca, Kartalbasket.com’daki arkadaşlarla birlikte “Umutlandırıp Utandırmayın, Basketbola Yatırım Yapın” pankartını yaptırmıştık. Şu sıra basketbolda yaşananları görünce aklıma o pankart geldi. Ama sadece “Utandırmayın” kısmı. Yaşananlar esas şimdi utanç verici çünkü.

Bilmeyenler olabilir, zira hadise basın tarafından yayılmış değil. Beşiktaş yönetimi, Bekir Yarangüme, Cüneyt Erden ve Serhat Çetin’den bu sezonki alacaklarına karşılık gelecek yılki sözleşmelerinden vazgeçmelerini istiyor. Söz konusu alacaklar 5-6 ayın birikenleri. Oyuncular haklı olarak “Ne demek yahu, o alacaklarımız da, gelecek yılki sözleşmemiz de bizim hakkımız” diyorlar ve bu saçmalığı kabul etmiyorlar. Beşiktaş yönetiminin karşı hamlesi ise alçalmak oluyor. Herkes tatildeyken ve ortada takım falan yokken bu oyunculara sabah 8’de başlayan günde üç idman zorunluluğu koymuş durumda Beşiktaş. İdmanlar noter katılımıyla yaptırılıyor. Belki yılıp gelmezler, sözleşmeleri düşer diye…

Çoktan düşmüş olan ve yerlerde gezen ise bu utançla Beşiktaş ismini yan yana getirenlerin onuru. Gerçi şaşırıyorum diyebilir miyim diye kendime soruyorum da, hayır, diyemem. Geçen yıl Haluk Yıldırım arkadaşlarının ve kendisinin alacakları için hakkını aramaya kalktığında “Kulaklarını çekeceğim” diyen yine Şeref Yalçın’dı. İki yıl önce Delgado’yu sözleşmesinde yazan paradan vazgeçirmeye çalışan ve taraftarın önüne atan başka bir başkanın yönetimi değildi. Del Bosque’yle, Tigana’yla insan gibi ayrılamayan da… Açık söylüyorum, ben Tigana döneminden ve onun ayrılırken yaşadıklarından sonra Beşiktaş için eskisi kadar heyecan duymayı beceremiyorum. Durup düşününce üzülüyorum ama kendimi suçlayacak değilim. Bunun gibi yeni rezillikler de biraz daha mesafe koyuyor.

Şimdi Beşiktaş basketbol takımı için sponsor arıyor. Ne ölçekte bir anlaşma yapılır, nasıl bir takım kurulur, umrumda değil. Takım isterse küme düşsün; oyunculara işkence yapacak kadar düşmekten daha ayıp değildir. Beşiktaş taraftarı bu alçakça harekete tepkisini koymalı. Buna cüret edenler Beşiktaş’ın onurunu rahat bırakıp defolmalılar. Ha, ne anlatıyorum ben burada, o ayrı.